Günümüzde, suç ve
güvenlikle ilgili inanç ve tutumların genellikle medya tarafından şekillendiği
bir gerçektir. Zira, suç (şahsa ve mala yönelik suçlar ile ferdi ve organize
suçlar) ve ceza adalet sistemi (polis, adliye, ve ceza evleri) her dönem
medyanın ilgisini çekmiştir ve çekmeyede devam edecektir. Bu durumun siyasi
olmakla birlikte sosyolojik ve psikolojik bir takım sebepleri vardır. Bu yazıda
genel olarak söz konusu sebepler içerisinden ideolojik, siyasal ve psikolojik
olanlar ele alınacaktir. Teorik olarak da yapısalcı kurama dayanan söylemler
üzerinde durularak özelde haber medyasının (yazılı ve görsel) polis ve suç
gerçekliğinin inşa yöntemi irdelenecektir.
Geniş anlamıyla
medyayı oluşturan elementler gazete ve televizyon haberleri, dergiler, sinema
filmleri, internet gibi sözlü, görüntülü ve yazılı bir çok iletişim aracını
içine alacak kadar geniştir. Ancak polis ve suç olgusunu günlük pratiklerde
insana sunan en önemli medya organı haber medyasıdır. Her gazetenin belli bir
bölümü sürekli olarak polis adliye haberlerine ayrılmıştır. Okuyucular da bu
tür habelerin yeri ve kapsamı konusunda - bilinçli yada bilinçsiz -
farkındadırlar. Gazetelerdeki bu tür haberler kimilerine göre "eğlence
aracı", kimilerine göre yalnızca "bir haber pratiği", kimi
kriminologlara göre ise "korku yaratan bir bölüm" olarak görülürler.
Bunun ötesinde medya çalışanlarının belli bir kısmı da yalnızca bu tür
haberleri toplamak için istihdam edilirler (güvenlik yada polis-adliye muhabirleri
gibi). Bunun ötesinde güvenlik kuruluşları da (özelde polis teşkilatları) basın
ve halkla ilişkiler birimleri araciligiyla medyayla olan ilişkilerini düzenlemeye
çalışırlar. Bu durum karşılıklı (reciprocal) bir davranıştır. Suçla yada
polisle ilgili (özlük hakları, polis yolsuzluğu, polis eğitimi yada polisin güç
kullanması gibi) bir takım haberler polis tarafından habercilere sunulur. Bu
durum ise suç haberlerinin sosyal inşa sürecine önemli bir katkıdir.
Gerek suç gerekse
de polis haberleri bir çok durumda ideojik çatışmaların yada günlük siyasetin
bir baskı unsuru olarak kullanılabilmektedir. Örneğin, bir çete liderinin
yakalanması iktidar açısından başarı olarak sunulabileceği gibi, kapkaç
olaylarının yada polis yolsuzluğunun medyada gündeme getirilmesi ise iktidarı
zayıflatmaya yada bu alanda çalışan kamu görevlilerini alaşağı etmeye yönelik
bir politika aracı olarak da kolaylıkla kullanılabilmektedir. ABD, İtalya,
Fransa ve Japonya gibi bir çok gelişmiş ülkede dahi buna benzer yüzlerce olay
gündeme gelmiştir/getirilmiştir. Ancak günümüzde medya siyasal baskı aracı
olarak kullanılmakta kimi zaman suç ve polis haberleri yoluyla toplum
idelolojik olarak yönlendirilebilmekte, sosyal çalkantılara ve kışkırtmalara
sebebiyet verilebilmektedir. 1970'lerde bir çok gelişmekte olan ülkede
toplumsal içerikli şiddet olaylarının arttığı kurgusu ihtilale ve askeri rejime
davetiye gönderen bilinçli bir söylemdi ve bu yaklaşım bir çok ülkede
uygulanmış bir ideoloji aracıdir. Yine, Los Angeles'taki 15 yıl kadar önce meydana
gelen Rodney King olayı yada yüzyılın davası olarak değerlendirilien O.J
Simpson duruşması bir çok değişimin yada olayın tetikleyicisi olmuştur.
Susurluk dosyası, Dink cinayeti, danıştay saldırısı ise Türkiye açısından bir
takım değişimlere ve farklı olayların ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Dikkat
edersek, bir çok olayda polis etken yada edilgen olarak olayların bir aktörü
olarak karşımıza çıkmaktadır. Bir çok durumda, polisin yada savcının akredite
olarak kabul edilen açıklamaları ise haber medyası açısından "önemli
bilgi" olarak değerlendirilmekte ve haberin inandırıcılığının artmasında
bir etken olarak kullanılabilmektedir.
İşte bu noktada
haberin inşası gündeme gelmektedir. Suç ve polis haberleri nasıl yazılıyor?
Olay nasıl kurgulanıyor? Haberin verdiği mesaj neyi içeriyor neyi çağrıştırıyor
ve nereye gönderme yapılıyor? Suç ve Adliye haberlerinin anlam kurgusu, yazının
dizimi ve kullanılan her kavram ve ifade farklı durumlarda farklı anlamlar
kazanabilmektedir. Bu durum haber metinlerin ve mesajlarınının günümüz sosyal
olaylarını tarif etmede ve toplumun bilinçaltını yönlendirmede çok önemli bir
araç olarak kullnanımını gündeme getirmektedir. Marxist kuramcılar medyanın
aslında devletin bir aygıtı olduğunu ve iktidarın borusunu çaldığını
vurgularken, duruma liberal yada kapitalist açıdan yaklaşanlar ise ekonomik
çıkarların diğer ifadeyle rayting'in önemine vurgu yaparlar.
Kimi çağdaş
kurumcılar ise özelde suç ve adliye haberlerinin aslında kapalı bir metin
olduğunu, belli sınır ve kuralların dışına çıkamadığı gibi postmodern
yaklaşımlar sergilerler. Ancak tüm bunlar dahi suç haberlerindeki ideolojiyi
ortadan kaldırmadığı gibi, medya her dönemde polise ve suça ilişkin kurgulanan
mesajla halkın bilinçaltına her durum ve şartta ulaşabilmektedir. Bu sebeple
yazılan her haberde olduğu gibi, polise ilişkin hazırlanan haber metinlerinde
mesaj kurgusu önemlidir. Diğer taraftan, okuyucu yada haber dinleyicisi şayet
biraz bilinçli ve olayın kısmen farkında yada içerisinde ise "medyanın
haberi çarpıttığını" anlayabilmektedir. Ne var ki halkın büyük bir kısmı
ise verilmek istenen mesajı aynen alabilmekte ve o ideolojinin bir parçası yada
yılmaz bir savunucusu olabilmektedir. Tüm bu hususlar aslında bu alanda önemli
bir bilim dalı olan semiotic yada semioloji'nın asıl çalışma alanıdır. Türkçe’de,
göstergebilim olarak ifade edilen butür çalışmalar haber metinlerindeki mesajı
ve anlam kurgusu üzerinde durmaktadır. Suça ve polisliğe ilişkin bir çok sembol
ve mesaj medya çalışanları ve polis birimleri tarafından inşa edilmektedir.
İnsanların algılarıda bu doğrultuda şekillenmektedir. Polisin sert ve maskülün
oluşu, yada tüm katillerin acımasız veya vicdansız olduğu, yada mafyanın güçlü
ve korkusuz olduğu kurguları gerek film gerekse haber metinleriyle oluşturulmuş
bir inşa sistemidir.
Polis-Adliye yada
suça ilişkin haberler gazetecilik pratikleri açısından aslında karmaşık
nitelikteki haberlerdir. Yani, basit nitelikteki haberlerlerin aksine,
haberciler bir çok adli konuda yorum yapmak durumunda kalmaktadırlar ve olayın
kurgusunu hikayeleştirmek durumundadırlar. Bunun ötesinde, suç ve polis
haberlerinin yayınlanıp yayınlanmaması da kimi zaman yine gazetelerin
ideolojisiyle ilgilidir. Muhafazakar nitelikte bir gazete ile liberal yada
aşırı sol görüşlü bir yayın organının aynı olaya farklı kimlikler ve
ideolojiler yüklemesi günümüzde bilinen ve artık kabul edilmiş bir gerçektir.
Bu noktada polisin yada metin yazarlarının kullandığı her kelime bir ideolojiyi
yada siyasi simgeyi ifade eden bir araç konumuna gelmektedir. Örneğin haber
pratikleri açısından suç haberlerindeki anlam vurgusu sanıkların ifadelerinden
yada onları suça iten sebeplerden çok, işlemiş oldukları suçun iktidar
tarafından cezalandırılmasının, polis tarafından kelepçelenerek şahsın
mahkemeye çıkarılma görüntülerinin sıklıkla verilmesi şeklinde karşımıza
çıkmaktadır. Bu sayede bilinci yada bilinçsiz devletin, toplum üzerinde hem
medya hemde ceza adalet sistemi yoluyla hakim olmaya çalışmaktadır. Diğer bir
ifadeyle, medya, kimi egemen kurumların biçimini ve isteklerini yansıtmaktadır.
Ne var ki tüm
ideolojilerin ötesinde, suç ve polis haberleri aslında bir çok insanın genel
olarak okumaktan yada dinlemekten haz duyduğu alışılmış birer medya
metinleridir. Tıpkı suç ve polisiye içerikli romanların yada filmlerin her
dönemde en çok beğenilenler arasında olması gibi. Medya açısından haber değeri
olan bu tür olaylar, polis açısından halkın haber alma özgürlüğüne katkı yada
polisin "sizler için çalışıyorum" vurgusu şeklinde basitçe de
yorumlanabilir. Ancak, insanların bir çoğu günlük okumalarda tüm bu mesaj
olgusundan uzak, günlük haberlerini 3. sayfadan okumaya devam ederler ve
ideolojiymiş, mesajmış, yada siyasi çıkarlarmış pekte akıllarına getirmezler.