Set Home Page | Search | Site Map | Contact Us
Friday, 10 September 10
English
Türkçe
Content
Latest Issue > Türkçe / İletişim / Polis - Medya
Haber, Basın Özgürlüğü ve Hakaret Suçu
Fatih Mehmet Harmancı, Ankara Üniversitesi


Kitle iletişim araçları pek çok uzman tarafından insanların sinir sistemlerine benzetilmektedir. Dünya üzerinde herhangi bir bölgede meydana gelen bir olay ya da gelişme çok kısa bir sürede kitle iletişim araçlarıyla bizlere ulaştırılmaktadır. Önemi tüm insanlar tarafından kabul edilen haber, yarattığı etki ve değişimler göz önüne alındığında belirli yapısal özellikleri taşımak zorundadır. Bu özellikler haberin dayandığı olay ya da gelişmeleri olduğu gibi aktarabilmesi açısından son derece önemlidir.[1]

 

Haber Kavramı ve Özellikleri:

 Gürcan ve Batu haberi insanın yakın ve uzak çevresiyle ilgili olarak edindiği bilgi demeti olarak tanımlamıştır.[2]  Wikipedia internet sitesinde ise haber, güncel ve ilginç bir olayın olduğunca nesnel ve gerçeğe uygun bir biçimde sunulması olarak tanımlanmıştır. [3]

Arsan  (2001) ise haberi gazetecilik açısından değerlendirerek, henüz olmuş ve olağandışı bir olayın habere dönüşmesi için öncelikle, yayınlanmış olması gerektiğini belirtmiş ve haberi, daha önce bilmediğimiz, yeni, ilginç bir olayın haberci medyada yayınlanmış hali olarak tanımlamıştır.[4]

Peki, her yeni olay habere dönüşebilir mi? Her şeyden önce haber, gerçek olmalıdır. Başka bir deyişle, ilk kez duyduğumuz dedikodular veya söylentiler, doğruluğu ispatlanana kadar habere dönüştürülemez. [5]

Haber metninde her türlü taraflı değerlendirmelerden ve söz oyunlarından uzak durulur. Metin kısa, haber dili de yalındır.[6]

Haber, halkın en önemli bilgi edinme ihtiyacını karşılayan bir unsurdur. Bu nedenle haberlerin, yansız olarak, doğru bilgileri içeren, anlaşılır şekilde yazılarak gerekli kontrolleri yapılmış, muhabirin ve editörün ya da yayın kurumunun görüşünü ve yorumunu içermeyen şekilde düzenlenmiş olması gerekmektedir. Kişisel görüşler, haberden bağımsız olarak sunulmalıdır.[7]

Muhabir, haberini gerçek olaylar, durumlar ve açıklamalar üzerine kurmak zorundadır. Olayları, durumları ve açıklamaları bir araya getirirken bazı sorular sorar. Gazetecilikte 5N+1K olarak nitelendirilen bu sorular ‘Ne? Nerede? Ne zaman? Nasıl? Neden? ve Kim?’dir. Her haberde bu 6 unsurun bulunması gerekir. Kimi zaman bu unsurlardan biri ötekinden daha önemli olabilir; ancak bu önemsiz olan unsurun haberde belirtilmemesini gerektirmez. Olaylar, durumlar ve açıklamaların ne olduğu, kim tarafından yapıldığı, ne zaman olduğu, nasıl meydana geldiği gibi ayrıntılar haberde yer almıyorsa, bu haber eksik bir haberdir. Dolayısıyla okur ya da izleyici gerektiği kadar açık ve öz olarak aydınlatılmamış olur. [8]

 
Basınla İlgili Mevzuat ve Basın Meslek İlkeleri

 Anayasamızın basın ve yayımla ilgili hükümler başlığı altında yer alan beşinci bölümünde basın hürriyeti, süreli ve süresiz yayın hakkı, basın araçlarının korunması, kamu tüzel kişilerinin elindeki basın dışı kitle haberleşme araçlarından yararlanma hakkı ve düzeltme ve cevap hakkı konuları düzenlenerek ve “Basın hürdür, sansür edilemez. Basımevi kurmak izin alma ve mali teminat yatırma şartına bağlanamaz. Devlet, basın ve haber alma hürriyetlerini sağlayacak tedbirleri alır”  şeklinde basın özgürlüğü en üst seviyede güvence altına alınmıştır.[9]

 Yazılı eserlerin basımı ve yayımını kapsayan Basın Kanununun 3. maddesinde ise “Basın özgürdür. Bu özgürlük; bilgi edinme, yayma, eleştirme, yorumlama ve eser yaratma haklarını içerir. Basın özgürlüğünün kullanılması ancak demokratik bir toplumun gereklerine uygun olarak; başkalarının şöhret ve haklarının, toplum sağlığının ve ahlakının, milli güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği ve toprak bütünlüğünün korunması, Devlet sırlarının açıklanmasının veya suç işlenmesinin önlenmesi, yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması amacıyla sınırlanabilir.” [10]  hükmü ile basın özgürlüğü güvence altına alınmıştır.

Anılan mevzuatta cevap ve düzeltme hakkı dışında yayım ilkeleri düzenlenmemiş ancak her türlü teknik, usul ve araçlarla ve her ne isim altında olursa olsun elektromanyetik dalga ve diğer yollarla yurt içine ve dışına yapılan radyo ve televizyon yayınları düzenleyen  Radyo Ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanununun dördüncü maddesinde yayın ilkeleri düzenlenmiştir. Bu ilkelerden üçünde kişilerin manevi şahsiyetlerine eleştirinin ötesinde saldırıda bulunulmaması güvence altına alınmıştır. Bunlar aşağıda sıralanmıştır:[11]

ı) Kişilerin manevi şahsiyetlerine eleştiri sınırları ötesinde saldırıda bulunulmaması, cevap ve düzeltme haklarına saygılı olunması, soruşturulması basın meslek ilkeleri çerçevesinde mümkün olan haberlerin soruşturulmaksızın veya doğruluğuna emin olunmaksızın yayınlanmaması, saklı kalması kaydıyla verilen bilgilerin kamu yararı ciddi bir biçimde gerektirmedikçe yayınlanmaması.

 j) Yayıncılığın haksız bir amaç ve çıkara alet edilmemesi ve haksız rekabete yol açılmaması, ilan ve reklam niteliğindeki yayınların bu niteliklerinin şüpheye yer bırakmayacak şekilde açıklanması, bir basın organının özel çabalarla yarattığı ürünün kendi ürünüymüş gibi sunulmaması, ajanslardan veya başka bir medya kaynağından alınan haberlerin kaynağının belirtilmesine özen gösterilmesi.

 k) Suçlu olduğu yargı kararı ile kesinleşmedikçe hiç kimsenin suçlu ilan edilmemesi veya suçluymuş gibi gösterilmemesi; kişileri suç işlemeye yönlendirecek veya korku salacak yayın yapılmaması.

 

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’da ise internet ortamında içerik sağlayıcı, yer sağlayıcı, erişim sağlayıcı ve toplu kullanım sağlayıcıların yükümlülük ve sorumlulukları ile internet ortamında işlenen belirli suçlarla içerik, yer ve erişim sağlayıcıları üzerinden mücadeleye ilişkin esaslar düzenlemiştir.[12]

6 Şubat 1988 tarihinde gönüllü teşekkül olarak kurulan Basın Konseyi ise kurulduğu tarihte basın meslek ilkelerini yayınlamıştır. Bunlar aşağıda sıralanmıştır:[13]

  1. Yayınlarda hiç kimse; ırkı, cinsiyeti, yaşı, sağlığı, bedensel özrü, sosyal düzeyi ve dini inançları nedeniyle kınanamaz, aşağılanamaz.
  2. Düşünce, vicdan ve ifade özgürlüğünü sınırlayıcı; genel ahlak anlayışını, din duygularını, aile kurumunun temel dayanaklarını sarsıcı yada incitici yayın yapılamaz.
  3. Kamusal bir görev olan gazetecilik, ahlaka aykırı özel amaç ve çıkarlara alet edilemez.
  4. Kişileri ve kuruluşları, eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez.
  5. Kişilerin özel yaşamı, kamu çıkarlarının gerektirdiği durumlar dışında, yayın konusu olamaz.
  6. Soruşturulması gazetecilik olanakları içinde bulunan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğuna emin olmaksızın yayınlanamaz.
  7. Saklı kalması kaydıyla verilen bilgiler, kamu yararı ciddi bir biçimde gerektirmedikçe yayınlanamaz.
  8. Bir basın organının dağıtım süreci tamamlanmadan o basın organının özel çabalarla gerçekleştirdiği ürün, bir başka basın organı tarafından kendi ürünüymüş gibi kamuoyuna sunulamaz. Ajanslardan alınan özel ürünlerin kaynağının belirtilmesine özen gösterilir.
  9. Suçlu olduğu yargı kararıyla belirlenmedikçe hiç kimse “suçlu” ilan edilemez.
  10. Yasaların suç saydığı eylemler, gerçek olduğuna inandırıcı makul nedenler bulunmadıkça kimseye atfedilemez.
  11. Gazeteci, kaynaklarının gizliliğini korur. Kaynağın kamuoyunu kişisel, siyasal ekonomik vb. nedenlerle yanıltmayı amaçladığı haller bunun dışındadır.
  12. Gazeteci görevini, taşıdığı sıfatın saygınlığına gölge düşürebilecek yöntem ve tutumlarla yapmaktan sakınır.
  13. Şiddet ve zorbalığı özendirici, insani değerleri incitici yayın yapmaktan kaçınılır.
  14. İlan ve reklam niteliğindeki yayınların bu nitelikleri, tereddüde yer bırakmayacak şekilde belirtilir.
  15. Yayın tarihi için konan zaman kaydına saygı gösterilir.
  16. Basın organları, yanlış yayınlardan kaynaklanan cevap ve tekzip hakkına saygı duyarlar.

 

Yukarıda sıralanan mevzuatta basın özgürlüğü güvence altına alınmış, bununla birlikte Radyo Ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanununda, İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanununda ve ayrıca Basın Konseyince yayım ilkeleri ve basım meslek ilkeleri düzenlenmiştir. Bunların hepsinin ortak noktası basın özgürlüğü ve bunun yanında kişilerin manevi şahsiyetlerine eleştirinin ötesinde saldırıda bulunulmaması olarak göze çarpmaktadır.

 

Hakaret İçeren Haber veya Eleştiri

Son zamanlarda hızlı haber yapma, en erken ben vereyim kaygısı veya bazı şahsi düşüncelerle bazı haberlerde haberin başlığında veya içeriğinde okuyucuların polisin şahsı veya kurumu hakkında onu küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan haberlerin bulunduğu görülmektedir. Bunlara ilişkin birkaç örnek sıralanmıştır.

·        26.11.2007 tarihinde ulusal yayın yapan posta gazetesinde “polis kılıklı katil adayı” (şekil 1) başlık haber ve www.haber61.net sitesinde “polis dayağı” (şekil 2) başlık haberleri okuyan okuyucuların olayda geçen ve polis ile vatandaş arasında geçen ve polise mukavemet neticesi zor kullanma neticesi yaralanan bir gazeteciyle alakalı karşılıklı dava açılmıştır. Dava neticesi kimin haklı kimin haksız olduğu açığa çıkacaktır. Ancak bu olayı yaşayan veya diğer gazetecilerin yaptığı bu haberde haberin başlığına bakan birisinin “polisin herkesin gözü önünde haksız yere birisine dayak attığı” ve içerikten de “ağzından salyalar aka aka”, “canavarca” öldüresiye saldırdığı belirtilmektedir.

 



Şekil 1: 26.11.2007 Tarihinde Posta Gazetesinde Yer Alan Köşe Yazısı

 


Şekil 2: www.haber61.net Sitesinde Yer Alan Haber[14]

 

·        25 şubat 2007 tarihinde milliyet gazetesi internet sitesinde yer alan “Karakol Amiri bana tecavüz etti”(şekil 3) başlıklı haberde incelendiğinde haberin başlığına bakan birisinin “polis görevlisi olan karakol amirinin bir bayana tecavüz ettiği” anlaşılmaktadır. Ancak haber incelendiğinde haber sonunda görülecektir ki; kocasını öldürmekten sanık bir kişinin kocasının karakol amiri hakkında ifade ettiği bu sözlerin mahkemece doğru görülmeyip, herhangi bir işlem yapılmadığı anlaşılmaktadır. Ancak haberin başlığını okuyup devamını okumayan kişilerde ise o karakol amirleri ile Polis Teşkilatı hakkında olumsuz düşüncelere sebebiyet verecektir. Nitekim haberin altında yer alan okuyucu yorumları bölümünde (şekil 4) bunun böyle olduğu “Ne biçim iş; bu halklar kime güvensin şimdi” ve “Ne acı ki bunlar sadece tespit edilebilenler. Bu yüzden siz siz olun kimseye güvenmeyin derim” şeklinde vatandaşın polise olan güveninin azalmasını gösteren yorumlar yer almaktadır.

 



Şekil 3 www.milliyet.com.tr Sitesinde Yer Alan Haber[15]

 


Şekil 4 www.milliyet.com.tr Sitesinde Yer Alan Habere İlişkin Yorumlar[16]

Bunlarla ilgili cevap ve düzeltme hakkı ile Türk Ceza Kanununda hakaret suçunu düzenleyen hükümler bulunmaktadır. Ancak bu haberlerin birçoğundan olayın mağduru polislerin veya kurumsal mağdur Polis Teşkilatının haberi olamamaktadır. Polisin veya bir başka kamu görevlisinin herhangi bir hatasında işletilen inceleme ve soruşturma işlemleri gibi polisin şahsına veya kurumuna yönelik basında çıkan haberlere ilişkin olarak yapılabilecek bazı öneriler aşağıda sıralanmıştır:

I)       Şu an Emniyet Genel Müdürlüğü Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğünce ulusal yazılı basında polis ile ilgili çıkan haberler aracı bir kurum aracılığıyla bilgisayar ortamında konu başlıkları düzenlenmiş halde gönderilmektedir. Mevcut düzenlemeye ek olarak;

a)           Ulusal basından İstanbul dışında baskı yapıp bölgesel haberler yapan basın kuruluşlarının da dahil edilmesi,

b)           Karasal ve uydu televizyonlarında geçen haberlerin dahil edilmesi,

c)           Olabildiğince yerel basının dahil edilmesi,

d)           İnternet ortamında haber alanları ile forumlarda geçen konuların dahil edilmesi,

e)           Yurt içi ajan haberleri takip edilerek yanlış haberlerin daha görsel ve yazılı medyada çıkmadan doğru bilgilendirilmesi,

f)             Yanlış haber çıktıktan sonra doğru bilgilerin verilmesi yerine önemli olaylarda (toplumsal olaylar, terör olayları polisle ilgili olaylar vb.) polis tarafından proaktif basın sözcülüğü şeklinde kamuoyunu bilgilendirmenin yapılması,

Haberi alanlar ve habere konu olan Polis Teşkilatı ve onun çalışanları açısından değerlendirildiğinde yaralı olacaktır.

II)    Bu haberlerden gerek başlık gerekse içerik açısından haberden öte yanlış bilgilendirme, iftira, hakaret niteliği taşıyanlara yönelik olarak;

Basın suçlarını görev uhdesinde bulunduran merkezde Güvenlik Daire Başkanlığı ve illerde Güvenlik Şube Müdürlüklerince mağdur personelden herhangi bir talep gelmesine gerek kalmadan mağdur kurum adına Türk Ceza Kanununda yer alan “hakaret suçu” konulu olay başlığı ile Cumhuriyet Savcılıklarına suç duyurusunda bulunulması yararlı olacaktır. Anılan kanunun ilgili maddelerinde[17];


“Hakaret Suçu

Madde 125 - (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilât ederek işlenmesi gerekir.

2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

(3) Hakaret suçunun;

a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,

b) Dinî, siyasî, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,

c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle,

İşlenmesi hâlinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.

(4) Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır.

(5) Kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu durumda zincirleme suça ilişkin Madde hükümleri uygulanır.

Mağdurun Belirlenmesi

Madde 126 - (1) Hakaret suçunun işlenmesinde mağdurun ismi açıkça belirtilmemiş veya isnat üstü kapalı geçiştirilmiş olsa bile, eğer niteliğinde ve mağdurun şahsına yönelik bulunduğunda duraksanmayacak bir durum varsa, hem ismi belirtilmiş ve hem de hakaret açıklanmış sayılır.”

hükümleri yer almaktadır.  Anılan hükümler doğrultusunda mağdurun ismi açıkça belirtilmemiş bile olsa mağdur veya mağdur kurum adına suç duyurusunda bulunulması yararlı olacaktır.

III) Personelin veya kurumun mağdur olduğu bu tür durumlar için illerde görevli personelin her an danışabilecekleri veya açılacak davalarda müvekkil olarak atayabilecekleri kadrolu avukatların görevlendirilmesi sistemin işleyişi açısından yararlı olacaktır. Yeterli kadrolu avukat temin edilememesi durumlarında bütçede yer alan ödeneklere ödenek tahsis ederek hem danışma, hem de müvekkil tayini için illerde bir avukat ile anlaşılması da geçici çözüm olarak yeterli olacaktır.

IV) Merkezde ve illerde Basın Ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğünce resen tekzip ve düzeltmenin kolayca yapılabilmesine ilişkin düzenleme yapılarak, tekzip ve düzeltme işlemlerinin bir an önce yapılması yararlı olacaktır. Haberde kamuoyunu erken ve doğru bilgilendirmenin önemi düşünüldüğünde İllerde vali onayına gerek kalmadan Bilgilendirme, düzeltme ve tekzip sisteminin uygulanması yararlı olacaktır.


        V)  Tekzip ve düzeltme işlemlerinin ardından muhabir ve basın yayın kuruluşlarının üye oldukları dernek, oda, Basın Konseyi ve diğer tüzel kişiliklere konu hakkında resmi başvuru yapılması; hem haberde etik değerlerin kurumsal denetlenmesine katkı sağlayacak, hem de benzeri konular hakkında diğer muhabir ve basın ve yayın kuruluşlarına örnek olmasını sağlayacaktır.

Sonuç olarak galen yapılmakta olan ve basında polisi hedef alan haberlerden polis memurunun şahsı ve Emniyet Teşkilatının saygınlığına zarar veren haberlere ilişkin yasal yaptırımların öneriler doğrultusunda sistemli yapılması ilk başta basın tarafından tepki çekse de zamanla alışılacaktır. Aksi takdirde Polisin şahsına veya kurumuna yönelik hakaret ve iftira içeren uygulamalar artarak devam edecektir.

 


 

YARARLANILAN KAYNAKLAR

 

 

[1] Kızılbay, İ.  (1996). Türk Yazılı Basınında Haberlerin Objektiflik Boyutu. Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi.Ege Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü Gazetecilik Anabilim Dalı. İzmir.

[2] Gürcan, H.İ ve Batu Ç. Haber Sitelerinde İçerik Kalitesine Yönelik Bir Analiz. inet-tr.org.tr/inetconf8/bildiri/97.doc  Son erişim tarihi: 12/10/2004

[3] http://tr.wikipedia.org  Son erişim tarihi:26.02.2008

[4]  Arsan, E. D. (2001). Haber ve Habercilik, http://eski.bianet.org/diger/egitim921.htm Son erişim tarihi:26.02.2008

[5]  Arsan, E. D. (2001). Haber ve Habercilik, http://eski.bianet.org/diger/egitim921.htm Son erişim tarihi:26.02.2008

[6] http://tr.wikipedia.org  Son erişim tarihi:26.02.2008

[7] Gürcan, H.İ ve Batu Ç. Haber Sitelerinde İçerik Kalitesine Yönelik Bir Analiz. inet-tr.org.tr/inetconf8/bildiri/97.doc  Yayım Tarihi: 12/10/2004

[8]  Arsan, E. D. (2001). Haber ve Habercilik, http://eski.bianet.org/diger/egitim921.htm Son erişim tarihi:26.02.2008

[9]  1982 Anayasası, Kanun Numarası : 2709  Yayım Tarihi: 17863 Mükerrer

[10] Basın Kanunu. Kanun Numarası: 25504 Yayım Tarihi: 09/06/2004

[11] Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunu. Kanun Numarası: 3984 Yayım Tarihi: 20/04/1994

[12] İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun .Kanun Numarası: 5651  Yayım Tarihi: 23/05/2007

[13] Basın Konseyi Basın Meslek İlkeleri. http://basinkonseyi.org.tr/basin-meslek-ilkeleri Son erişim tarihi:26.02.2008

[14] www.haber61.net/news_detail.php?id=7854 Son erişim tarihi:26.02.2008

[15] http://www.milliyet.com.tr/2008/02/25/son/sontur13.asp Son erişim tarihi:27.02.2008

[16] http://www.milliyet.com.tr/2008/02/25/son/sontur13.asp Son erişim tarihi:27.02.2008

[17] Türk Ceza Kanunu. Kanun Numarası: 5237 Yayım Tarihi: 12/10/2004

 

Fatih Mehmet Harmancı

Date: 29-02-2008    

>> Write A Comment     >> Send To My Friend     >> Print
Comments (0)
Loading...
Search

Subscription
Login
Join Member    Forgot PW

Poll
Do you think US President Obama will change Middle East politics positively?

ISREF © 2004-2007 All rights reserved
Designed & Coded By 2007 MCE
Home | F.A.Q. | Privacy Policy | Terms of Use